Apple Yeni Bir Şirketle Anlaştı!

Teknoloji ve özellikle akıllı telefon dünyasında kimi zaman sürpriz ortaklıklar meydana gelebiliyor. Bunun nedeni hem daha iyi hamleler yapabilmek hem de rakiplerinden bir adım önde olmak. Akıllı telefon satışlarında üst sıralarda yer alan Apple bu anlamda yeni bir ortaklığın duyurusunu yaptı ve Deloitte şirketiyle işbirliğine gideceklerini açıkladı.

Bilindiği gibi iPad ve iPhone’lar yalnızca evlerde değil iş yerlerinde de sıklıkla tercih ediliyor. Bu durumu değerlendirmek isteyen Apple ise sahip olduğu gücü artırmak adına Deloitte ile ortaklık yapmaya karar verdi.

Deloitte-1024x718İşbirliği duyurusu iki gün önce yapıldı ve Apple ile Deloitte’in birlikte çalışarak iş yerlerindeki çalışma biçimine yönelik bir çalışma başlatacakları belirtildi. Aslında iki şirketin beraber bir projeye başlamalarının ardındaki sebep tam olarak iOS platformuna bağlı iPhone ve iPad gücünü olabildiğince yükseğe taşımak. Böylelikle iş yerlerinde daha kolay kullanım ve güvenlik amaçlanıyor.[ads3]

Deloitte alanında lider olarak tanımlanan bir dijital dönüşüm stratejisi şirketi. Apple ile bir araya gelerek AR-GE çalışmaları, iş alımı ve de back office gibi pek çok alanda kurumsal yapıların çalışma biçimini değiştirecek. 5.000 çalışanıyla bugüne dek başarılı işler gerçekleştirmiş olan şirket şimdide Apple ile adını duyurmaya hazırlanıyor.

1475161916129670600

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Apple şirketinin CEO koltuğunda oturan Tim Cook, ortaklığın oldukça faydalı bir sonuç sunacağını belirterek, iPhone ve iPad ile bugünkünden daha fazla şirketin Apple sistemlerinden yararlanmasını hedeflediklerinin altını çizdi. Ortaklık yalnızca bununla da sınırlı kalmayacak. İki firma tarafından EnterpriseNext isminde bir hizmet geliştirilerek donanım, yazılım gibi alanlarda iOS işletim sisteminden faydalanması sağlanacak. Bu hizmetin amacı ise müşterilerin kendilerine özel çözümler üretebilmesi olacak. Apple ve Deloitte ortaklığının beklendiği gibi olumlu sonuçlar ortaya çıkarıp çıkarmayacağı ise ilerleyen zamanlarda belli olacak.[ads3]

Mercedes-Benz’in Milyon Dolarlık Limuzini Tanıtıldı!

Otomobil dünyası aralarına katılan yeni arkadaşa nasıl bir tepki verecek? Firmalar karşı atağa geçecek mi? Bu ve bunun gibi pek çok sorunun sahibi Mercedes-Benz’in yepyeni kurşun geçirmez limuzin modeli. Maybach S600 üstün özellikleri ve tasarımıyla adeta parmak ısırtıyor.

Alman otomotiv şirketi Mercedes-Benz öyle bir geri döndü ki geliştirdiği limuzin modeliyle uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Kurşun geçirmeyen ve patlamalara karşı son derece dayanıklı üretilen yapısıyla Maybach S600 Pullman Guard modeli hem özellikleri hem de fiyatıyla rakiplerini bir hayli zorlayacak. Limuzin ünlü otomobil şirketinin saf lüks serisinde yer alıyor, dolayısıyla özelliklerinin bu derece göz kamaştırması normal.

Mercedes-Maybach-S600-Pullman-limousine-at-Geneva-Motor-Show-2015-3

Peki, Mercedes-Benz Maybach S600’ün özellikleri neler?

Saf lüks serisinin son modeli 6 metre 40 cm uzunluğa sahip. Ağırlığı ise 5.5 ton. Çelik koruma paneller ile üretilen aracın bazı bölümlerinde güvenlik seviyesini artırmak adına üst üste konan koruma panelleri yer alıyor.  Camlarda ise ultra ince dokuya sahip laminalı polikarbon kaplama bulunuyor. Sert darbelere karşı iyi bir koruma sağlaması hedefleniyor. Limuzinin iki adette sertifikası mevcut. Bir tanesi dayanıklılığı için VR9, diğeri ise patlamalara karşı dayanıklı oluşuyla ERV2010.[ads3]

Maybach S600’ün teknik kısmında ise çift turbo şarj ile 6.0 litrelik 530 beygir gücünde V12 motor bulunuyor. Yalnızca bu özelliği bile aracın yollarda ne derece dikkat çekeceğinin göstergesi gibi. Bunca çalışmanın içerisinde aracın içerisindeki lüksün unutulduğu söylenemez zira ihtiyaçları karşılayan ve aynı zamanda hem göze hem ruha hitap eden tasarımıyla Maybach S600 tam not alabilir. Siren, sinyal ışıkları ve acil durumlarda kullanılacak marş bataryası ise limuzinin diğer özellikleri.

Mercedes-Benz’in adeta şov yapmayı planladığı limuzininin çıkış tarihi 2017 yılının ikinci yarısı olarak gösteriliyor. Fiyatı ise tahmin edilebileceği gibi oldukça yüksek;  1.57 milyon dolar yani neredeyse 5 milyon TL.[ads3]

Dev İsim Akıllı Telefon Dünyasına Veda Etti!

Blackberry cep telefonu dünyasının uzun yıllar boyunca en popüler isimlerinden biriydi. Öyle ki bir ara çoğu kişinin elinde bu markanın modelleri bulunuyor, oldukça da ilgi görüyordu. Aradan seneler geçtikçe ve rakipler çoğaldıkça haliyle teknoloji bambaşka bir safhaya geçti. Dokunmatik ekranlı, ileri seviye özellikleri ile piyasada rengârenk bir akıllı telefon çağı başladı. Her ne kadar Blackberry … Devamını oku

Google’dan Yeni Tablet Ve Dizüstü Bilgisayar Modelleri Geliyor!

Google’ın Android işletim sistemi ile ilgili planları bitmek bilmiyor. Android’e yeni bir gelecek çizmek adına işletim sistemi olarak Andromeda’yı duyurmaya hazırlanan şirket anlaşılan daha başla şeyler yapmakta istiyor. Şayet Andromeda’yı sorunsuz bir şekilde tanıtmayı başarırsa Google’dan bu işletim sistemini kullanan yeni bir tablet ve dizüstü bilgisayar modelleri gelebilir. Google 4 Ekim’de yapmayı planladığı etkinlik için hazırlıklarını … Devamını oku

Windows 10’a Olan İlgi Azalıyor Mu?

Microsoft bir süre önce merakla beklenen Windows 10 işletim sistemini kullanıcılarla buluşturmuştu. Aradan geçen süre zarfında sistemin ne derece tercih edildiği merak konusuydu ve nihayet Microsoft cephesinden duruma ilişkin yeni bir güncelleme geldi. 3 aylık sürede Windows 10 işletim sistemine ait rakamlar paylaşıldı.

Windows 10 işletim sistemi ilk yayınlandığı tarihlerde kullanıcılarla rahat bir şekilde buluşabilmesi adına ücretsizdi. İncelenmesi ve olumlu ya da olumsuz yorum geri dönüş yapılması açısından güzel bir adım olarak değerlendirilmişti. Daha sonraki dönemde şirket politikaları gereğince belli bir hedef koyulmuş ve Windows 10’un iki yıl içerisinde 1 milyar kuruluma ulaşacağına dair bir yol planı belirlenmişti. Aradan bir süre geçti ve Microsoft konuya dair yeni verileri paylaştı.en-INTL-PDP0-Windows-10-Pro-FQC-09131-P1

Microsoft 29 Temmuz tarihinde bir duyuru yapmış ve Windows 10 işletim sisteminin 350 milyon cihazda kurulmuş olduğunu açıklamıştı. Yapılan son haberde ise rakamın 400 milyona çıktığı görülüyor. Bu da demek oluyor ki üç ay içinde ortalama yüzde kırklık bir artış yaşanmış. Elbette bu şirketin düşündüğünden daha az bir rakama tekabül ediyor. Zira günlük kurulum artışı önceki duruma nazaran geriye düşmüş durumda.[ads3]

Microsoft ilk yayınlandığı tarihte Windows 10’u ücretsiz olarak sunmuştu dolayısıyla günlük kurulum şimdikinden oldukça farklıydı. Ancak daha sonrasında yaşanan düşüş her ne kadar normal karşılansa dahi yine de önemli ölçüde dikkat çekiyor.

Şirketin Windows 10 için düşündüğü rakamın iki yıllık bir zaman dilimi için bir hayli yüksek olduğu söylenebilir. Geliştirdikleri tarihlerde yani 2015 yılında 1 milyar gibi bir hedefi belirleyen Microsoft bu konuda halen aynı düşünüyor. Ancak rakamlar bunun için biraz daha çalışılması gerektiğini gösteriyor. 2018 yılı için koyulan 1 milyar hedefi belki gerçekleşmeyecek ama yinede ilerleyen zamanlarda Windows 10’un daha fazla ilgi görmesi bekleniyor.[ads3]

Walt Disney Twitter’dan Ne İstiyor?

Twitter’ın adı son günlerde dillerden düşmezken bu defa çok farklı bir isimle hakkında dedikodular oluşmaya başladı. Eğlence dünyasının bir numaralı şirketlerinden Walt Disney ile Twitter hangi nedenle bir araya gelecek?

İşlerin yolunda gitmediği üzerine birçok haberle gündeme gelen Twitter, satışa çıkarılacağına dair söylentiler çıkmıştı. Hatta Google ve Microsoft gibi iki dev şirketin satın alabilmek için bekledikleri bile yazılmıştı. Henüz bu sürpriz haberlerin şaşkınlığı geçmemişken şimdide Walt Disney ile beraber anılır oldu.

Yapılan haberlere bakılacak olursa Walt Disney Twitter’ı satın almak istiyor ve bunun için gerekli hazırlıklara başladı. Teklif üzerinde çalışan şirket yakın bir tarihte Twitter’ın kapısını çalabilir.

Twitter

Walt Disney gibi eğlence dünyasına yönelik işler yapan bir firmanın Twitter ile ilgili ne gibi planları olduğu elbette ki merak konusu. Şirketin politikaları göz önüne alındığında aslında çok ilginç bir yatırım olmadığı ortada. Zira gerek Twitter’ı kuran isimlerden Jack Dorsey’in Walt Disney’inde yönetim kurulunda görev yapması, gerekse Walt Disney’in halihazırda medya alanında sahip olduğu ABC ve ESPN gibi televizyon kanallarıyla dahil olduğu projeler satın alma girişiminin nedenini birazda olsa belli ediyor.[ads3]

Walt Disney’in Twitter’ı satın alarak Facebook gibi bir devin rakini olmak istediği de konuşulanlar arasında yer alıyor. Ancak Twitter’ı alabilmek için karşısında zaten birçok rakibi bulunuyor. Google ve Microsoft’un bunlardan ikisi olduğunu yazının başında belirtmiştik. İki ismin dışında Salesforce.com‘da Twitter’la ilgileniyor.

Dikkat çeken bir husus ise hisselerde yaşanan artışlar ve düşüşler oldu. Twitter hakkında çıkan söylentiler şirketin hisselerini artırırken, Walt Disney’in adının bu işe karışması eğlence devinin hisselerini aşağıya çekti.

Her ne kadar ortalıkta dönen dedikodular gün geçtikçe çoğalsa da Twitter cephesinden konuya dair bir yorum yapılmayacağına dair açıklama geldi.[ads3]

MEB’den Açıklama 20 Bin Öğretmen Alım Tarihi Belli Oldu

MEB'den Açıklama 20 Bin Öğretmen Alım Tarihi Belli Oldu

Milli Eğitim Bakanlığı twitter hesabından yaptığı açıklamada, merakla beklenen 20 bin sözleşmeli öğretmenin 10 Ekim’de atanacağını duyurdu. Milli Eğitim Bakanlığı resmi twitter sayfasından yaptığı açıklamada, 20 bin sözleşmeli öğretmenin 10 Ekim’de atanacağını duyurdu. Sözleşmeli öğretmenler 4-7 Ekim tarihleri arasında tercih yapabilecek. Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen açığını kapatmak için 20 bin sözleşmeli öğretmen alımı yapılacağını duyurmuş, ardından … Devamını oku

MGK’dan OHAL KARARI

MGK'dan OHAL KARARI

Cumhurbaşkanımızın başkanlığını yaptığı MGK (Milli Güvenlik Kurulu) toplantısı sona erdi.  Toplantı tam 6 saat sürdü. MGK toplantısı sonrası yazılı açıklama yapıldı. Toplantı ilkler ile doluydu. Süleyman Soylu İçişleri Bakan; Orgeneral Yaşar Güler de Jandarma Genel Komutanı sıfatıyla ilk kez MGK’ya katıldı. MGK’da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), PKK, DAEŞ gibi terör örgütleriyle mücadele, Fırat Kalkanı Harekatı ile diğer iç … Devamını oku

Sürücüsüz Otomobil Kazalarına Bir Yenisi Daha Eklendi!

Sürücüsüz otomobil kazalarına bir yenisi daha eklendi ve bu defa ki araç Google’a ait. Google şirketinin Lexuz RX 450h adını verdiği sürücüsüz otomobili ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bir kazaya karıştı. Detaylar haberimizde.

Otomobil teknolojileri son yıllarda hızla gelişerek yeni modellere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Elektrikli otomobillerin ardından sürücüsüz otomobillerde bir hayli popüler durumda. Büyük şirketlerin birbiri ardına geliştirerek tanıttığı araçlar yollarda test sürüşleri yapıyor. Ancak bu sürüşler her zaman güzel bir şekilde bitmiyor.

Daha önceki süreçte Tesla şirketinin sürücüsüz otomobili bir kazaya karışmıştı ve gündemde uzun süre yer almıştı. Bu araçların ne derece güvenilir olduğuna dair birçok soru işareti ortaya çıkmıştı.[ads3]

Sürücüsüz otomobiller yolda ilerlerken herhangi bir acil durum karşısında kendi düzenlerini devam ettiriyorlar ve bunun sonucunda bazen olumsuz durumlar meydana gelebiliyor. Google’ın aracı da tam olarak bunu yaşadı.

Sürücüsüz Otomobil Kazalarına Bir Yenisi Daha Eklendi!
Sürücüsüz Otomobil Kazalarına Bir Yenisi Daha Eklendi!

Google, Lexus RX 450h ismini verdiği bir sürücüsüz otomobil geliştirmişti. Aracın Amerika Birleşik Devletlerinin Kaliforniya eyaletindeki Mountain View bölgesinde bir kazaya karıştı belirlendi. Ülkenin yerel televizyon kanallarında verilen habere göre Google aracı kazadan önce otomatik pilot modunda ilerliyordu ve daha sonrasında kırmızı ışıkta bir minibüs geçmeye çalıştı. Bunun üzerine çalışan otomobili kontrol etmeye çalıştı ancak başarılı olamadı.

Sürücüsüz otomobiller hakkında ABD’de yeni politikalar geliştiriliyor olsa da gerçekleşen kazalar tartışmalara neden oluyor. Güvenlik konusunda şüpheleri olanlar kazaların ardından sürücüsüz otomobillerin varlığını sorguluyor. Bazı kesimler yeterince güvenli bir sürüş ortaya çıkmadığını savunurken bazıları da bunun aksine araçların değil karşı tarafın hataları nedeniyle kazaların meydana geldiğini ileri sürüyor.

Google’ın sürücüsüz otomobilinin yaptığı kaza sonrasında ABD yetkililerinin de içinde bulunacağı bir görüşme sonrasında rapor oluşturulacak ve yayınlanacak.[ads3]

Plüton Okyanusu Derinliği İle Rekor Kırdı!

Uzay araştırmalarında bilinmezliklere tutulan ışık bazen fazlasıyla şaşırtıcı olabiliyor. Dünyanın dışındaki gezegenlerde yaşananlar, sahip oldukları özellikler yıllardır araştırma konusu olmuş durumda. Kızıl gezegen olarak bilinen Mars’ın Phobos ve Deimos adında iki uydusu bulunuyor. Güneş sistemindeki en yüksek dağa ve kanyona sahip olduğu belirlenen Mars’ın yanı sıra Plüton’da merak edilenler arasında yer alıyor. Plüton’a dair elde edilen son bilgi ise bir hayli ilginç çünkü dünyada bir benzeri yok. Plüton okyanusunun tam 100 kilometre derinliğe sahip olduğu ortaya çıktı.

Araştırmalar bundan önceki dönemlerde Plüton gezegeninin yüzeyinin buz tutmuş olduğunu göstermişti. Şimdiki sonuçlar ise bu yüzeyin altında bir okyanusun bulunduğunu hatta derinliğinin 100 kilometreden bile fazla olabileceğini gösteriyor.[ads3]

Brown Üniversitesindeki araştırmacılar tarafından dile getirilen bilgi herkesi şaşırttı. Dünyada bir benzeri bulunmayan Plüton okyanusunun ilginç özellikleri daha fazla gözlem yapılmasının da önünü açmış oldu.

ESO-L._Calçada_-_Pluto_(by)

Suların kaynağı merak edilirken, konuyla ilgili detaylı açıklamalarda gelmeye başladı. Brandon Johnson, yaşanan bir darbe sonucunda oluşan boşluk ihtimaline dikkat çekerken diğer taraftan kraterin Plüton’un derinliklerinden su toplamaya başlamış olabileceğini belirtti. Su ise bizim bildiğimiz gibi sıvı bir yapıda değil, buzdan daha koyu bir yapıya sahip.

Cüce gezegen diye tanımlanan Plüton’da yer aldığı söylenen okyanusun derinliğinin 100 kilometreye ulaştığı hatta bundan daha fazlası olabileceği iddia ediliyor. Ayrıca tuz seviyesi oranının da yüzde 30 civarında olduğu ifade ediliyor. Dünya ile Plüton arasında bir bağ kurulduğunda ve karşılaştırma yapıldığında ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor;

Plüton okyanusu tam 100 kilometre derinliğe ulaşırken dünyadaki en derin okyanusun derinliğinin ise yalnızca 10 kilometre olduğu biliniyor. Plüton okyanusundaki tuz oranı ise Lut Gölüyle aynı seviyede yani yüzde 30 seviyelerinde.[ads3]